Otomobil pazarı, hızla değişen bir manzara ile karşı karşıya. Her yeni gün, farklı konsept ve özelliklere sahip araba prototipleriyle karşılaşıyoruz. Bu süreç içinde, yüzlerce seçenek arasında kaybolmak, özellikle de elektrikli araçların sahneye çıkmasıyla birlikte daha da karmaşık hale geldi. Araç almak isteyenler için bu durum kafa karıştırıcı olabilir. Bir gün elektrikli araçlarla ilgili çeşitli spekülasyonlar ve karşıt argümanlar öne çıkarken, ertesi gün elektrikli araçların çözüm getiren bir seçenek olduğuna dair düşünceler ağırlık kazanabiliyor.
İşte bu noktada, size belirli konu başlıklarını özetleyerek, bu karmaşıklığı bir nebze olsun gidermeyi ve okuyucuların daha bilinçli bir şekilde karar vermelerine yardımcı olmayı amaçlıyorum.

- Menzil
Birçoğunuzun bilinçaltında menzil problemi ya da daha doğru tabirle menzil önyargısı oluştu. Elektrikli arabalar Tesla önderliğinde sektörün ivmesini ve dikkatini bu yöne çekti. Karşıt görüşlü ve fosil yakıtlı araç satıcıları, elektrikli arabaların eksik yönlerini vurmaya ve öne çıkarıp ivmeyi azaltmasına çalıştılar. Ancak bu kadar baskıya karşın elektrikli araçlar, çevre dostu ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelik talebi artırmaya devam etti. Tesla’nın liderliğindeki inovasyonlar, menzil önyargısını aşmak adına batarya teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte geldi. Toplumda çevresel bilincin yükselmesi ve enerji dönüşümüne olan ilginin artmasıyla, elektrikli araçlar giderek daha fazla tercih edilmeye başlandı. Bu süreç, sadece bir endüstri değişimi değil, aynı zamanda tüketici davranışlarında önemli bir değişim olarak da öne çıktı.

Peki Menzil Hala Bir Sorun mu?
Yeni pil araştırmaları ve piyasaya sürülen son otomobillerin bize söylediği böyle bir sorunun çok azaldığı hatta çok yakın bir zamanda sorun olmaktan çıkabileceği kanısında. Şöyle düşünelim: Her geçen gün buradaki pastayı gören büyük firmalar şarj istasyonu kurulumu için yatırım kararı alıyor. Artan pazar payı yatırımcılar için doğal teşvik işlevi görüyor ve görmeye de devam edecek. Menzili, ortalama bir kullanıcının daha fazla düşünmesine gerek olmadığını düşünüyorum.
2. Çevre Dostu
Bu araçlar, iklim değişikliği hızını yavaşlatabilir mi? Gerçekten sıfır emisyon salınımı ile çevreye verdiğimiz zararı sıfıra mı indiriyor? Bu soruların cevabı bugün için kısmen doğru. Sıfır emisyon olabilmesi için, aracın bütün bileşenleri üretildikten sonra doğa tarafından emilebilen sera gazlarıyla eşdeğer olmalıdır. Ancak, sadece aracın kullanım sırasındaki emisyonları değil, üretim sürecinde ortaya çıkan karbon ayak izini de dikkate almak önemlidir. Bu nedenle, tam anlamıyla çevre dostu bir aracın değerlendirilmesi için yaşam döngüsü analizi yapılmalıdır.

Sürdürülebilir mi?
Aslına bakarsanız bugün pek düşünülmese de elektrikli araç bataryalarının geri dönüştürülmesi çevre açısından kritik bir öneme sahip. Yapılan araştırmalar en çok kullanılan batarya tipi olan Lityum İyon pillerinin bileşenlerinin minimum %80 civarında geri dönüşümünün mümkün olduğunu söylüyorlar. Ancak bu oranın bataryaların geri dönüşümünü kârlı kılacak mı onu önümüzdeki 5-10 yıl da tecrübe edeceğiz.
Elektriğin fosil yakıtlar kullanılarak üretilmesi konusu, iklim aktivistlerini bile ikiye ayıracak kadar tartışmalıdır. Bu bağlamda, fosil yakıt tabanlı enerji üretimi, çevresel etkileri ve sera gazı emisyonları nedeniyle eleştirilmiştir. Ancak, bazı görüşlere göre, fosil yakıtların kullanıldığı enerji üretimi, enerji ihtiyacını karşılamak için hâlâ kaçınılmaz bir gerçekliktir.
Öte yandan, fosil yakıtlı araçların kullanımından kaynaklanan emisyonlarla karşılaştırıldığında, elektrik üretiminde fosil yakıt kullanımının azaltılması, genel olarak çevresel etkileri azaltabilir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme ve enerji verimliliği çabaları, bu tartışmanın ana odak noktalarını oluşturur. Bu bağlamda, sürdürülebilir enerji politikaları ve yeşil teknolojiler, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve temiz enerji geçişinin hızlandırılması adına önemli adımları içermektedir.
3. Maliyet Tasarrufu
Maliyet dediğimiz zaman ilk akla gelenin yakıt giderleri olduğu aşikâr. Elektrikli araçlar, özellikle günümüzde petrolün fiyatının birkaç ülkenin tekelinde bulunması sebebiyle gayet mantıklı durumda. Bakın neredeyse %50 ye yakın bir oranda daha ucuza enerji ihtiyacınızı karşılayabiliyorsunuz. Bununla ilgili detaylı analiz için:

Batarya Ömrü ve Diğer Komponentler
Batarya ömrü endişesi, elektrikli araçların genel bakım maliyetlerinin içten yanmalı araçlara göre daha karmaşık olduğu yönündeki yanıltıcı bir argüman olarak ortaya konulmaktadır. Elektrikli araçlar, daha az hareketli parça içerdiği ve daha basit yapıya sahip olduğu için uzun vadede daha düşük bakım ihtiyacı sunar. Bu, araç sahiplerine daha az masrafla daha uzun süreli bir sürüş deneyimi sunar.
Batarya ömrünün sona ermesi durumunda aracın çöp olma endişesi de gerçekçi değildir. Elektrikli araç sahipleri, batarya değişimi konusunda giderek artan bir çözüm yelpazesiyle karşılaşmaktadır. Bu konuda faaliyet gösteren birçok firma, eski bataryaları uygun fiyatlarla değiştirmekte veya batarya kiralama hizmetleri sunmaktadır. Ayrıca, doğrudan yeni bir pil takılarak 200-300 bin kilometre arasında garanti sunan seçenekler de mevcuttur. Bu, elektrikli araç sahiplerine uzun ömürlü ve sürdürülebilir bir kullanım vaat etmektedir.
Bu kadar batarya maliyetine rağmen dahi elektrikli arabalar orta-uzun vadede içten yanmalı araçlarla gider bağlamında rekabet edebilecek düzeyde. Henüz yolun başında olmasına rağmen. Detaylı analiz için: https://elektriginyolu.com/2023/08/14/elektrik-mi-benzin-mi/
4. Güvenlik Ve Konfor
Bugünlerde ne alırsak alalım ürünün güvenilirliğine dikkat ederiz. Bu olguyu marka, kalite veya popülaritesi olarak düşünebilirsiniz. Elektrikli arabalar, yeni bir olgu olduğu ve her gün çeşitli spekülasyonlara maruz kaldığı için güvenliğin soru işareti olmasına sebep oluyor. Hepiniz duymuşsunuzdur ‘batarya durduk yerde yanıyor, patlıyor.’

Bataryalar Tehlikeli mi?
İlk olarak şunu düşünün: günlük hayatta kullandığınız elektronik cihazların yüzde kaçı batarya ile çalışıyor? Bu soruya cevap verdiğinizde aslında pil teknolojisinin güvenilirlik oranının ne kadar yüksek olduğuna kanaat getirmiş oluyorsunuz. Ayrıca bir bataryanın yanması için gereken koşulların ekstrem olduğunu da unutmayın.
Bataryaların yanması;
- Arabayı kullanmıyorken yanma
- Şarj olurken yanma
- Trafik kazası sonucunda alınan darbe sebebiyle yanma
Durumlarında gerçekleşebilir.
Bu durumların hepsinin aşırı ısınmadan ve darbe kaynaklı olduğunu fark etmişsinizdir. Günümüzde yoğun enerjiyle çalışan bütün elektronik sistemler bir soğutma devresine sahiptir, buna ihtiyaçları vardır. Hepsinin en verimli olduğu belirli enerji dilimleri vardır ve bu dilimler hemen hemen oda sıcaklığı seviyesindedir. Bu soğutma sistemleri değişkenlik gösterebilir. Popüler olan Tesla soğutma sisteminin geçmişten günümüze değişimi. Detayları görsel üzerinden inceleyebilirsiniz.

Bu konuyla ilgili olarak evet bir endişe söz konusu olabilir, ama daha yolun başında bir teknoloji. Her geçen gün verimlilik artışıyla birlikte güvenlik ile ilgili araştırmalar devam ediyor. Bazı insanlar uçaktan korkar. Sebebi uçak düşerse yaşama şansı çok düşüktür. Majör bir tehlike ama gerçekleşme ihtimali çok düşük. İstatistikler en güvenli yolculuğun uçak yolculuğu olduğunu kanıtlıyor. Batarya yangını da bana göre majör bir tehdit ama çok nadir. İşte bu yüzden yakın zamanda yıkılacak bir tabu olduğu aşikâr.
Daha mı Ergonomik ne?
Elektrikli arabalar ve son nesil içten yanmalı arabalara göre farklılıklara sahip. Kişiden kişiye değişmekler birlikte en önemli özelliği sessiz çalışması. Ciddi anlamda gürültü kirliliğinin azalacağını düşünüyorum. Öte yandan emisyon salınımı yok, egzoz kirleri yok. Arabanın tek kirli sayılabilecek bakımı fren balata sistemi. Kullanım açısından dişli şanzıman sistemine ihtiyaç duymadan gaza bastıkça o koltuğa yapışma hissiyatının tadını çıkaracaksınız. Tahmin edersiniz ki çok sade bir konsol, vites ve devir göstergesine ihtiyaç duymaz. Sadelik ve ergonomi sizin için ön plandaysa bir düşünmenizde fayda var.
5. Devlet Teşvikleri
Biliyorsunuz ülkemiz dahil dünyanın birçok ülkesinde elektrikli arabalar için teşvik paketleri, kredi kolaylıkları sağlanıyor. Hem emisyon salınımında düşüş sağlayabilmek hem de bu yeni pazara can suyu katabilmek adına para sirkülasyonunu destekleyici tasarılar ortaya çıkıyor. Ülkemizde de içten yanmalı araçlara oranla daha az bir vergi dilimine tabii tutuluyor. Bu oranlar her yeni gündemde değiştiği için güncel verilere yetkili sayfalardan erişmenizde yarar var.

Ucuz Vergilere Rağmen Hala Pahalı
Bu konuda maalesef tüketici haklı pozisyonda. En basit örneğimiz Togg, yerli ve milli aracımız Togg hem elektrikli düşük vergi dilimine mensup, hem de yerli olmasına rağmen hala bir halk arabası sıfatını alabilmiş değil. Son zamanlarda dünyanın birçok ülkesinde, vatandaşlarına yüksek vadeli şekilde elektrikli araba satışı yapan kurumlar var. Bunları devletler teşvik ediyor. Ancak gelin görün ki enflasyonist bir ortamda ülkemizde bu tarz ‘halk arabası’ sıfatıyla araç görebilmek hala uzak gözüküyor. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim, araç firmaları üst segment araçların yanına bir de herkesin erişebilmesi için daha ucuz versiyonlar satışa koymayı hedefliyor. Bunun üzerine çalışan Tesla 20.000 $ civarında etiket fiyatına sahip arabalar piyasaya çıkarmak için uğraşıyor.
6. Her Gün Daha İyisi
Bunun iyi mi kötü mü olduğu tüketiciler için soru işareti. Şöyle düşünelim: bugün bir araba aldınız menzili 500 km. 6 ay sonra yeni güçlendirilmiş pilli arabalar aynı fiyattan piyasaya sürülüyor. Bu durumda ilk kez araba almak isteyecek bir tüketici neden güçlendirilmişini almasın. Piyasa tam olarak bu pozisyonda ilerliyor. Ciddi bir rekabet var ve yeni üreticiler özellikle Çinli araç üreticileri piyasayı domine etmeye çalışıyor. Öte yandan ABD’li Tesla ise Avrupa’da satılan en ucuz elektrikli araba olmaya çalışıyor. Böyle bir ortamda kâr edebilmek kolay bir iş değil. Bana kalırsa elektrikli araç piyasasının sağlam bir zemine oturup, bazı özelliklerin standart hale gelmeye başlamasını beklemek mantıklı olabilir. Çünkü arabayı aldıktan sonra satmak hiç kolay olmayacaktır, Türkiye’de dahi. Olgunlaşmamış pazarın ve zaten enflasyonist ortamın üstüne bir de hiç kimsenin bu arabaların ne tür sıkıntılar çıkarabileceğine dair fikri yokken ticari düşünerek alım yapmak pek akıl kârı değil. Ama hali hazırda ihtiyaç var ise elektrikli arabalar yakıttan ciddi tasarruf ettiği için mantıklı gelebilir.

Kimler Bugün Elektrikli Araba Almalı?
“Elektrikli araba satın almak, geçmişte bir masaüstü bilgisayar satın almaya benziyor”. “Her 12 ayda bir daha yeni, daha hızlı ve daha ucuz bir versiyon çıkıyor. Ancak beklerseniz asla bilgisayar satın alamazsınız.”
Son olarak, kesinlikle mali açıdan bakıldığında, eğer yapabiliyorsanız beklemek daha iyidir.Yeni arabalar, onları park yerinden çıkardığınız anda mali bir kayıptır. Çünkü araba denilen olgu amortismana tabi varlıktır. Durduğu yerde değer kaybeder. O yüzden elektrikli araba alırken ticari amaçla mı ihtiyaca yönelik mi değerlendirilmesi gerekiyor.
Blog hakkında
Elektrikli arabalarla ilgili en son gelişmeleri öğrenmek için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin! Anında güncel haberler sizinle olsun.
Haber bülteni
Elektrikli arabalarla ilgili son gelişmeleri ilk öğrenmek için e-posta bültenimize abone olun! Anında güncel haberler sizinle.






Hidrojenli Araçlar – ELEKTRİĞİN YOLU için bir cevap yazın Cevabı iptal et